Çıkış Yolu

Bugün biraz daha makul bir insan olarak uyandım güne. Son yazımın üstüne çok şey oldu. Sadece bir hafta içinde çok şey. Bir türlü yazmak gelmedi içimden, yaşamak yani.. “Sokaktaki neşeydik biz, rüzgar çığlık atıyor duyalım ve salalım dünyaya duyduklarımızı” demiştim. Üzerine ateşe düştük işte yine. Kar yağarken şöminede yanan ateş, doğumgününde çocukların mumlarında parlayan ateş,…

Varolan Kapının Yokluğu

Yeni bir yıl geliyor. Kapıyı kapatıyor muyuz eskinin üzerine, kapıyı açıyor muyuz yeniye? İçeride miyiz dışarı da mı? Aslında belirleyici olan tek birşey var; kapının varlığı.. Bu yeni yıl, önce görelim içimizdeki kapıları. Hep duvarlar deriz. Duvar aşılmaz, duvar yıkılmaz, duvar beton nihayetinde.. Tüm duvar sandıklarımızı kapıya çevirelim zihnimizde. Misal ahşap kırmızı, tokmağı altın sarısı…

Bir Hayli Absürd Varoluşumcum

Bir süredir kayıp hissediyordum. Büyük çaplı yaşanan olaylar, küçük çaplı yaşanan olaylar, ortalama haller falan derken sanki dev bir umutsuzluk nehrinde sürüklenir bir hale bürünmüştüm. Kimle konuşsam aynı hislerde zaten. Ama bir şekilde yeniden beni kendime getirecek bir yol bulmadan, hayat enerjisini yeniden tadabilecek bir destekle karşılaşmadan devam etmek çok zor. Yoga, meditasyon, müzik, yazı,…