Meditasyon Günlükleri- Zihnimde Oturacak Yer Bulan Adam

Geçen haftanın meditasyon günlükleri dersinde uzunca süredir kafamı kurcalayan bir cümlenin cevabını buldum gibi oldum. Okuduğum bir kitapta, şu an hangisi olduğuna emin olamadığımdan isim veremiyorum, “Zen meditasyonu zihni kendi evine getirmektir” gibi bir cümle yazıyordu. Üzerine bolca düşünmüştüm ne demek olduğuyla ilgili. Sonunda bir minik fikrim oldu bu haftaki meditasyonda yaşadığım garip imgelem sayesinde. Bir an için zihnim büyükçe bir köşkün avlusu gibi bomboştu ve bir adam gelip alanın tam ortasına oturdu. Zihnim erkekmiş meğerse, ya da zihin olsa olsa erkek olur gibi saçma bir kodlamam var sanırım. Ve sonrasında gözüm kapalı olsa bile tüm pencerelerden ışık doldu içeri. İki saliselik bir görüntü. Ama meditasyon bitip yazmaya geçtiğimizde kağıda aşağıdaki cümleler döküldü. Diyalog kurmak, iletişim, kendini anlatmak ve karşındakini anlamak üzerine bir yerlere gelmiş hikaye… Durmaksızın yazdığım için biraz karışık olabilir. Ama belki sizi de alır bambaşka yerlere götürür, o yüzden paylaşmak istedim:

“Zihnime gelip oturan ben. Tüm kimliklerini bırakıp, çırılçıplak ve kendi olarak. O boş köşke, o benim olan ve kapısız köşke oturduğunda, tüm pencereler açılıyor aydınlığa. Bu ferahlık içerisinden, ancak o zaman görebiliyorum karşımdaki pencerenin içerisini. Yoksa ben, oturacak yer bulamıyorken, ayakta, yorgun ve koşturuyorken, çözmeye çalışıyor, uğraşıyor, yapamıyor, sıkışıyorken nasıl olacak ki karşımdakini tastamam doğru biçimde algılamam. Anlamam ve düzgün bir diyalog kurmam nasıl mümkün olacak. Bunun için öncelikle kendimle kalabilmeliyim. Zihnimi evine yerleştirmeliyim.

Bunu yapamadığım zamanlar olacak, kalabalık ve yoğun. İşte o zamanlar samimiyetle bunu söyleyebilmeliyim karşımdakine ki beni anlayabileceği, hissedebileceği bir nokta olsun. Yoksa onun sözü, tek bir sözü, benim üst üste dengede tutmaya çalıştığım çer çopü, üzerine bir kuş tüyü bırakmış kadar hafif bile olsa, ağır biçimde yıkabilir. Ve bu yıkılmışlık hali ile ben, tüm faturayı kendi biriktirdiğim çer çöpe değil karşımdakinin kuş tüyüne çıkarabilirim.

Diyalogun bittiği nokta. Safi insan hallerimizden türeyen devretme işleri. Tıklalı bir döngü.

Yine ve her zaman önce kendi evinin içini süpürdünmüdü.. dağılacak olan sadece senden dağılır. Etkileyen, yaşayan, o parmaklarının bağlı olduğu koca bir ayakla adım atan, duran, sadece sensin.”

Velhasıl yukarıda yazdığım temizlik işlemi herkese özel birşey bence. Ben meditasyon yaparak, yoga yaparak, yazı yazarak ara ara yakalıyorum, kimisi için bu müzik olacak, matematik olacak, sadece eğlenmek dans etmek olacak.. Zihin Temizleme Hizmetleri A.Ş. diye bir şirket bulunamayacağı ve eternal sunshine of the spotless mind sadece bir film olduğundan sebep, iş yine size düştü…

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s